UÇAN EYFEL KULESİ

Merhabalar Herkese;

Yakında sınavlarım yoğunlaşacak, umarım araları çok açmadan paylaşımlarıma devam edebilirim.

O yüzden bu aralar her fırsattta bilgisayarın başına oturuyorum ve sizlerle buluşuyorum 🙂

Aslında instagramımı takip edenler bilir.Geçen cuma bir talihsizlik yaşadım.İdefiz’den gelecek olan bir sürü kitabım varken sadece 2 tanesi geldi. annem de faturasını ve kargo poşetini çöpe atmış. Ama babamın dediğine göre bütün kitaplarımı göndermiş gözüküyorlar, fatura da öyleymiş. :(( Yani ortada karışık bir durum var ve bundan ben etkileniyorum maalesef. Ne kitaplarım var ortada ne çözüm ne de yerine yeni kitaplar.Tam bir kaos yani.

Neyse bende bu boşukta küçük arkadaşlarımızı ihmal etmeyeyim dedim ve onlar için Von Jörg Hilbert’in  Uçan Eyfel Kules’ni yorumluyorum.

Öncelikle kitap kalın kapak yani ciltli. bunu özellikle söylüyorum çünkü ben kalın kapaklı kitapları çook seviyorum. Kütüphanemde ayrı bir güzel duruyorlar :))

Bu yarı macera yarı fantastik olan çocuk kitabı 135 sayfa. Ama yook öyle hemen gözünüz korkmasın. Resimler ve boş sayfalar da var.Ve satır aralıkları da tam siz küçük arkadaşlarımıza göre ayarlanmış.

Çenem düştü bugün. Bi türlü kitabın konusuna gelemedim .

Kahtramanımız Karo… kıyafetlerinden dolayı bu ismi almış. Çünkü o bir dedektif.. Hatta ailecek dedektifler..

Yine bir gün küçük bir dedektiflik işine gittiğinde hem yakın arkadaşı olan Blaumann ile tanışır, hem de kendini garip olayların içinde bulur. Konuşan cüceler, uçan Eyfel Kulesi, sürünene çikolatalı pudigler,…

İki çocuk cücelerle işbirliği yapıp kötü patronlarını  alt mı edecekler yoksa o kötü patron bütün dünyayı ele mi geçirecek??

Okumak gerek.. :))

bir de komşunun şişko kedisi var.. Beni benden alan..İçinde kedi olan bütün kitaplar benim için daha özel, Bastet’ten beri…

Gelsin cuma akşamı keyfi… Haftasonu keyfi….

Bye bye…

Gizemli Benedict Derneği 2 – Tehlikeli Yolculuk

Bu gece sizlerle daha önceden paylaştığım Gizemli Benedict Derneği’nin ikinci kitabı olan Tehlikeli Yolculuk’u  paylaşacağım.

Bugünlerde yazmayı azıcık aksattım çünkü anneannem bize gelmişti. Ama ne yazık ki bizde çok fazla kalamadı. Ve maalesef daha geçen hafta gelmiş olmasına rağmen hemencecik yani  dün gitti. Onu çok özleyeceğim. Umarım en kısa zamanda yeniden gelir.

Neyse biz konumuza dönecek olursak Gizemli Benedict Derneği’nin birinci kitabı gibi Tehlikeli Yolculuk da bir kütüphane kitabıydı. Tahmin edebileceğiniz gibi kütüphanede serilerin bütün kitapları olmuyor genellikle. Ve tabi ki de  ben 3. kitabını satın almak için babamı ikna etmeyi başardım.  :)) Hatta 4. kitabını aldık bile.. 

Tehlikeli Yolculuk tabii ki Gizemli Benedict Derneği gibi çok heyecanlı ve sürükleyici bir kitap. Hem rahat okunuyor olması hem de sade anlatımıyla çoğu kişinin benim gibi bu kitabı beğeneceğini umuyorum. Tehlikeli Yolculuk’ta kulübün başkanı olan  Benedict ve yardımcısı  Benedict’in kötü kardeşi tarafından kaçırılıyor ve onları kurtarmak tabii ki de kahramanımız Reynie ve onlara sonradan katılan Milligan’a düşüyor. Acaba Bay Benedict’in arkada bıraktığı ipuçları ile Bay Benedict’i ve yardımcısını kurtarabilecekler mi???

Okuyup görelim.

Yarın cuma, haftanın son okul günü.. Son dersler zor geçse de servise bindiğim an herşeye değer… Hafta sonunu iple çekiyorum…

Hepinize iyi geceler. Ben de çantamı hazırlayıp hemen yatıyorum..

Geç bile kaldım.. :))

 

SAVAŞMADAN ÖLMEK YOK

Bu aralar maalesef bir türlü fırsat bulup da kitap yorumu yazamıyorum…  Çok ara verdiğimin farkındayım ama artık buradayım. 🙂

Bu günlerde neredeyse bir kaç kitabı bir arada okur oldum. Hem bir seri var almayı tamamladıkça okuduğum – Drizzt Efsanesi – , hem kütüphane kitapları var hem de okumayı atlamış olduğum tek tük kitaplar çıktı kendi kitaplığımdan. Kitaplığımı uzun süre  düzenlemeyince arada sıkışıp kalmış kitaplar olabiliyor. Bu da beni çok mutlu ediyor laf aramızda :)))

Ama bugün anlatacağım kitap bunlardan hiçbiri değil. Bugünkü kitabım çok özel benim için. Yazarının benim için imzaladığı ve bana kargoladığı bir kitap. “SAVAŞMADAN ÖLMEK YOK” .Cihan Tuna Arslan’ın kaleminden çıkan bu kitap benim yaşımdaki bir çocuğun bile ilgisini çekebilecek kadar ilginç bilgilerle, sözlerle hatta deneylerle ilgili.

Bazı kısımları tabii ki de büyüklere hitap ediyor olsa da ben de bir çırpıda okuyuverdim bu güzel kitabı.

Hayat hakkında düşünmemizi sorgulayacak bir kitap. Şöyle durup düşünmemizi sağlayacak bu kitapta çok enteresan sözler de bulunmakta.

Mesela Confucius demiş ki “Kanunlar, büyük sineklerin delip geçtiği, küçüklerin de takılıp kaldığı bir örümcek ağı gibidir.”

Ne kadar da doğru…

Ya da

Albert Einstein ” İnsanı ayakta tutan kas ve iskelet sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır.” demiş.

Her bir sayfasını tekrar tekrar okuyacağınız.Hatta kalemi elinize alıp altını çizeceğiniz bir kitap olan Savaşmadan Ölmek Yok, bence tam bir başucu kitabı olabilir

Hele beni en çok etkileyen kitabın son sayfasında olan

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Zafer onu en çok isteyenindir. Başarı ise  başaracağım diye başlayarak, sonunda başardım diyebilenindir!” sözü oldu.

İçinde Atatürk’ün olduğu bütün kitaplar benim için hep ayrı bir yere sahip olacaktır.

Teşekkürler Cihan Tuna Arslan…