DEHŞETİN ŞARKISI

ways police officers think and act

Merhaba arkadaşlar.

Bugün sizlere Kanıt Peşinde’nin 2. kitabı olan Dehşetin Şarkısı’nı anlatmak istiyorum. Aslında bu kitabı neredeyse bir ay önce sipariş etmiştik ama ne yazık ki bir aksaklık yüzünden daha yeni geldi. Zaten sitemi daha önceden takip ediyorsanız bu serinin diğer 2 kitabını da görmüşsünüzdür. Ama neyse ki serinin bütün kitapları ayrı bir hikaye anlatıyor da hangi kitaptan başladığınızın pek bir önemi olmuyor.

Bu arlar daha fazla kitap yazma olasılığım var çünkü hem bu aralar hiç sınavım yok ve ne yazık ki hasta olduğum için bütün gün evdeyim. Aslında hasta olmak kötü bir şey ama çok kötü hasta değilseniz de bazen eğlenceli oluyor. Çünkü bütün gün evde oluyorsunuz ve yatarak televizyon izleyebiliyorsunuz. :))

Neyse ben konuyu çok uzatmadan kitabımı anlatıyım. Öncelikle serinin bütün kitapları içinde en çok Dehşet’in Şarkısı’nı beğendim. Bence yazar bu kitabı gayet güzel ve sürükleyici bir şekilde yazmış. Bence bu kitap tam bir polisiye kitabı.

Kitabımız şöyle başlıyor.

Yine serideki her kitabın başlangıcındaki gibi bu kitapta da kahramanımız Yaman’ın tam dizi başlarken telefonu çalar. Bu sefer gökdelendeki bir adamın yardımına gider. Ama biz işler çözülecek derken asıl olayların daha yeni başladığını anlamış oluruz. Adam bir kadını esir almıştır ama adam çok mutludur hatta kahramanımıza bir fıkra bile anlatır. Kahramanımız Yaman tam kadını kurtardığı sırada adam kendini gökdelenden aşağı atar. İncelemeler sonucu bunun normal bir intihar girişimi olamadığı anlaşılır. Çünkü yapılan araştırmalar sonucu adamın vücudunda aşırı fazla serotonin hormonu yani mutluluk hormonu çıkar. Bunun üzerine kahramanımız Yaman ve arkadaşları kendilerini İstanbul’dan Bursa’ya kadar uzanan bir maceranın içinde bulurlar.

Her kitapta farklı şehirlere uzanan öyküler olduğunu artık biliyorsunuzdur. Buradaki şehrimiz de Bursa..

Olaylar iç içe bu kitapta. İlginç bir şekilde daha önce intihar eden adam ile bizim gazeteci kızın kardeşi birbiriyle alakalı gibi gözüküyor mesela.

Hepsi ilginç bir şekilde bağlantılı ve mutlu …

Acaba son anda onlara gelen telefonda ne konuşuyorlar yada kim arıyor onları? Bunlar ipucu olabilecek mi olayların çözülmesi için?

Bütün bunları merak ediyorsanız bence mutlaka bu kitabı okumalısınız. Benden hepinize tavsiye.

Ben şimdilik kaçıyorum, biraz yoruldum..

Bir sonraki yorumda görüşürüz arkadaşlar.

DEHŞETİN ŞARKISI

” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın